Bazı şeyler yokken güzel.

İnsanları nasıl buluyorlar biliyor musun? Evlerine döndüklerinde. Kaçan insanlar şu ya da bu şekilde evlerine döner ve yakalanır. Kaçacaksan bir daha dönmeyeceksin. Evine asla dönmeyeceksin. Gideceğiz… Sürekli gideceğiz. Tanrının bile unuttuğu yerlere, yolun bizi götürdüğü yerlere. Hiç Philadelphia’dan batıya gitmedin değil mi? Çok güzel yerlerdir Monty, Çok güzel topraklardır. Farklı bir dünya gibidir: Dağlar, tepeler, sığırlar, çiftlikler, bembeyaz kiliseler… Bir keresinde annenle batıya gitmiştik. Sen daha doğmamıştın. Brooklyn’den Pasifik’e üç günde gittik. Ancak benzin, sandviç ve kahveye yetecek kadar paramız vardı ama başardık. Her erkek, kadın ve çocuk ölmeden önce çölü bir kez görmelidir. Kilometrelerce çevrende hiçbir şey olmaz. Sadece kum, kayalar, kaktüsler ve de masmavi bir gökyüzü… Tek bir canlı göremezsin, sirenler çalmaz, araba alarmları da. Kimse sana korna çalmaz, sokaklara işeyen, küfreden insanlar yoktur. Çölde sessizlik vardır. Çölde huzur vardır. Çölde tanrı vardır. Batıya gideriz… Küçük güzel bir kasaba buluncaya kadar gideriz. Çöldeki kasabalar…. O kasabalar neden çöldedir biliyor musun? İnsanlar başka bir yerden uzaklaşmak istediği için. Çöl yeni bir başlangıçtır. Bir bar bulur ve içki ısmarlarız.İki yıldır hiç içki içmedim ama seninle bir tek atarım oğlum. Oğlumla son bir viski içerim. İçkinin keyfini çıkarırsın, arpasının tadını çıkararak içersin. Sonra ben giderim… Bana hiç yazmamanı söylerim, hiç ziyarete gelmemeni. Bu hayatta olmasa bile, annen ve seninle cennette yeniden bir araya geleceğimize inanmanı söylerim. Bir yerde bir iş bulursun, nakit ücret ödeyen bir iş. Soru sormayan bir patronun olur, kendine yeni bir hayat kurar ve asla dönmezsin. Monty, insanlar seni seviyor… Bu bir armağandır, gittiğin her yerde arkadaş edinebilirsin. Çok ama çok çalışırsın, başını eğer, dikkat çekmez ve çeneni kapalı tutarsın. Çölde kendine yeni bir yaşam, yeni bir dünya kurarsın. Arkadaşlarını, köpeğini özleyeceksin ama sen güçlüsündür; sende annenin iradesi ve metaneti var çünkü. Sen de onun gibi güçlüsün. Doğru insanları bulur ve yeni belgeler hazırlatırsın. bir sürücü ehliyeti… Eski hayatını unutacaksın! Çünkü dönemezsin, arayamazsın, yazamazsın! Geçmişi unutmalısın. Kendine yeni bir yaşam kurmalı ve onu yaşamalısın. beni anladın mı? Hayatını olması gerektiği gibi yaşarsın. belki de… Bu biraz tehlikeli ama belki birkaç yıl sonra Naturella’i yanına çağırabilirsin. Bir aile kurar ve kendi çocuklarını yetiştirirsin. Duyuyor musun, onlara iyi bir hayat sağlarsın Monty. İhtiyaçları olan sevgiyi verirsin. Bir oğlun olur. belki de ismini James koyarsın. Güzel bir isimdir. Hatta belki bir gün, bundan yıllar sonra, ben ölüp biricik annenin yanına gittikten çok sonra aileni karşına alır ve onlara bütün gerçeği anlatırsın. kim olduğunu ve nerden geldiğini. olan biten her şeyi anlatırsın. Sonra onlara ne kadar şanslı olduklarını biliyorlar mı diye sorarsın”. 

Bir dahakine sen git, nasılsa kıpırdadığımız yok bir yere

Hiçbir kadın hiçbir erkeği bu kadar sevmiş olamaz

Beni iki kişi bırak 
Biri ele versin beni 
Biri suçumu üstlensin 

Haydar Ergülen

Siz bilmezsiniz, size anlatmak da istemem

Sezai Karakoç

Yalnızlık; ilk bakıştığın kızı, ilk sinemaya gittiğin kızı, 2. öpüştüğün kızı, ilk aşkını, son aşkını hatırlamaktır. Anılarda yaşamaktır.

Yalnızlık; 11457 şarkılık müzik arşivinin olmasıdır.

Yalnızlık; ateist olmana rağmen, kimsesizler mezarlığına gidip dua etmektir.

Yalnızlık; yalnızlığın Allah’a mahsus olmadığını bilmektir.

Uykum yok. Canım sıkılıyor

Bir mısra olunca
Kitaptan dökülünce ikimiz
Gökyüzü gülümser halimize
İki kişi büyür dünya

Fazıl Hüsnü Dağlarca

Beni hoyrat bir makasla
Eski bir fotoğraftan oydular.

Orda kaldı yanağımın yarısı,
Kendini boşlukla tamamlar.

Omzumda bir kesik el,
Ki durmadan kanar.

Metin Altıok